Mobil öğrenmenin, e-öğrenmeden farklı yönleri nelerdir? Kendime bu soruyu sorduğumda aklıma gelen ilk cevap: "biraz kapsamlı bir mobil öğrenme deneyiminin aslında yine bir e-öğrenme" olduğudur. Aslında mobile learning, daha çok e-learning uygulamalarını destekleyen bir çözüm gibi görülmelidir. En azından şimdilik bu böyle...
Olaya daha kapsamlı baktığımızda ise bu birbirine benzeyen iki eğitim teknolojisi yöntemini birbirinden ayıracak daha somut farklar olduğunu görebiliriz. Öncelikle bağlantı sürelerini karşılaştırdığımızda aslında e-öğrenme'nin sürekli, fakat mobile öğrenmenin sınırlı bağlantı yaptığını görebiliriz. Eğitimlerin kullanılacağı cihazların özelliklerinin de mobil öğrenme için önemli olduğunu inkar edemeyiz. Tüm bunların yanında mobile öğrenme size mobilite yani bir hareketlilik kazandırıyor.
Yukarıda olumsuzluk gibi bahsettiğimiz durumlar aslında bir avantaj olabilir. Mobile öğrenme etrafında oluşturulmuş bir macera oyunu şeklinde kurgulanmış bir öğrenme ortamı, sizce de ilgi çekici olmaz mıydı? Eminim bir yerlerde buna benzer denemeler yapanlar vardır. Bulursam buradan paylaşacağım.
Jenise Cook, kendi öğretimsel tasarım süreçlerini anlatan bir yazı yazmış. Yazısı hoşuma gitti ve aktarmak istiyorum. Yazının orjinaline ulaşmak için tıklayın.
Jenise, proje sürecini 4 temel aşamaya bölmüş
Hedef kitlemin kim olduğunu anlarım
İçerik analizi yaparım
Sorularımı oluştururum
Tekrar İçerik analizi yaparım
Gayet akılda kalıcı ve uygulanabilir bir proje planı gibi geldi bana, paylaşmak istedim.
Bugün bir özel işim için ilçemdeki emniyet müdürlüğüne gitmem gerekti. Sabah sıraya girmekle fazla uğraşmamak için erkenden kalktım ve yola koyuldum. Emniyet müdürlüğü binasına vardığımda ise ne öğreneyim? Müdürlük hizmet binası ilçedeki farklı bir lokasyona taşınmış. O an çaresizlik içindeki her sade vatandaşın yapacağını yapıp söylene söylene yeni müdürlük binasına gittim.
Sıcak, trafik, geç kaldığım için sırada epey geriye düşecek olmamın verdiği kızgınlıkla birlikte binaya doğru yürürken aklımdan birçok düşünce geçiyordu. Böyle bir değişikliği neden ilk hizmete ihtiyacımız olduğunda öğrenmek zorundayız diye düşündüm. Öyle ya, twitter ile bugün bir mesaj ile birçok kişiye ulaşabiliyorum. Birçok marka abuk sabuk reklamlarından beni haberdar etmek için cep telefonuma mesaj gönderiyorlar. Neden en azından böyle bir yola başvurulmadı ve tüm ilçedeki vatandaşlara böyle bir mesaj geçmedi ya da geçse ne güzel olurdu sahiden. Bizim için çalışıldığını hissederdik öyle değil mi?
Neyseki binadan içeri girince nerde olduğumu hatırladım. Böyle anlamsız düşüncelerden de vaz geçtim.
İşte google mühendisleri tarafından cevaplanan bu soru yakın gelecekte tüm ilgiyi üzerine çekecek bir fenomen olacak gibi duruyor. Google wave, Microsoft Ofis paketinde yer alan OneNote uygulamasını andırıyor biraz. Tabii üzerine biraz Web 2.0 ve RIA&AJAX sosu eklenmiş şekilde.
Tüm iletişim araçlarını tek bir noktada buluşturup, yeni bir iletişim platformu olmayı hedefleyen Google Wave, çok başarılı görünüyor. Uygulamayı geliştiren ekip, google maps projesinin yaratıcılarından oluşunca en az onun kadar başarılı olacağını beklememiz de şaşırtıcı olmayacaktır.
*** Özellikle video'nun 01:13:00 kısmında yapılana bayılacaksınız. Bu kısmı özellikle izlemeye çalışın.
SCORM standardı ile ilgili yaptığım bir sunum dosyasını paylaşmak istiyorum. Giriş niteliğinde bir doküman ve fazla ayrıntı içermiyor. Yine de Türkçe bir kaynak olduğu için önemlidir diye düşünüyorum.
Flash ile oluşturulmuş sınavlarınızı SCORM 2004 ile uyumlu hale getirmek için basit bir API oluşturdum. Henüz çok yetenekli görünmüyor ama iş görüyor. Sorularınıza verilen cevapları, seçeneklerinizi ve sonuçlarını LMS'e aktarabiliyorsunuz.
Göz atmak isterseniz tıklamanız yeterli olacaktır.